Delireceğim, gerçekten delireceğim. Son zamanlarda hem babamın hem dedemin pisliğini temizlemek, ayak işlerini görmek zorunda kalmaya katlanamıyorum. Klasik Türk aile yapısına az çok hakimseniz evin reislerine başkaldırmamın pek de iyi sonuçlanmayacağını biliyorsunuzdur ve her dediklerine boyun eğmekten o kadar sıkıldım ki. Okullar açılsa artık da canım yurduma dönsem hemen ne güzel olurdu!
Özellikle son günlerde annem ve anneannem evde olmuyorlar, dolayısıyla evin en büyük kızı olarak çeşitli ev işleri bana kalmış oluyor. Dün gece tekrar dedemlerin evine geldik ve dedemin BİR HAFTADIR yıkamadığı bulaşıkların hepsini yıkamam gerekti. Birkaç bardak yıkamış, onları da yıkayamamış, mecbur onlara da el attım. Bugün sabah da kahvaltıyı hazırladım, kardeşlerimle oturma odasında yedik. Oturma odası zaten Allah'a emanet. Bir kenarda çarşaf, bir kenarda yastık, orada burada dedemin çamaşırları... odayı topladıktan sonra masayı kurdum, yedik, kaldırdım ve mutfağı topladım. Oturma odasındaki masayı silmeyi unutmuşum, İNSANLIK HALİ. Az önce dedem geldi ve masayı silmediğimiz için şakayla karışık da olsa bir azar çekti. Ben de arada kaynadığını, şimdi silebileceğimi söyledim ama dedemin tabi ki söylenmeye devam etmesi gerekiyordu. Masanın biz gelmeden önce de zaten pis olduğunu söyleyince bir gerildiğini fark edip çenemi kapatmak zorunda kaldım. Masa silmek de zor bir iş değil hani, al sarı bezi siliver ki sarı bezi de biz yokken kullanıp yıkamamış. Gel de dellenme. Masayı silerken de "Beni delirtmeyin, bak kavga ederiz..." masayı silmeyi bitirince "Aferin." demeler. AFERİN. Söylenileni yapılan bir köpek gibi hissettirdiğinden dolayı hep ön yargıyla karşıladığım bir kelime olmuştur. Böyle yazınca çok bir şey yaşamışım gibi gelmiyor ama SIRF VAJİNAYLA DOĞDUK diye bu muameleyi görmek yalnızca devamlı yaşanınca anlaşılabilen bir sinir doğuruyor. Buna da female rage diyoruz.
Erkek hakimiyeti konusundan girmişken erkeklerin kurup başına geçtiği bu sistemin aptal sonuçlarından biri olan vücut kıllarına olan nefretten de söz etmek istiyorum. Özellikle lise boyunca bana kol/bacak kıllarımı almamı, kaşlarımı şekillendirsem aslında çok güzel bir kız olabileceğimi söyleyen insanlar oldu. Pısırıklık dönemlerime geldiği için pek karşılık verdiğimi söyleyemem maalesef ama toplumumun hakkında çok şey anlatan davranışlar olduklarını düşünüyorum. Bu cümleleri kuran oda arkadaşımla kıllar üzerine ettiğimiz son sohbette ona kimse bacak kıllarını almasa onun da almayacağından bahsetmiştim ve o da bacak kıllarını her koşulda alacağını çünkü bunu hijyen için yaptığından söz etmişti. Allah'ım sabır ver. O zaman bu şekilde ifade etmemiştim ama şimdi bu yazıyı okuyup da böyle düşünen varsa soruyorum, öyleyse saçınızı neden kazıtmıyorsunuz? Nereden baksan iki gün içinde yağlanan ve gerçekçi olursak pislik yuvasına dönüşmesi çok muhtemel bir vücut parçamız. Madem ki sen vücut kıllarını hijyen adı altında alıyorsun, o zaman saçından neden kurtulmuyorsun? Cevabı basit, estetik.
Estetik derken bahsettiğim kişinin kendi görüşleri içerisindeki güzellik algıları değil, toplumun dayattığı güzellik algıları. Bu konuyu tartıştığım son arkadaşım kılların vücutta hoş durmadığını ve bunun kişisel görüşü olduğunu, kılların çirkin olduklarının kafasına curularak öğretilmediği söylemişti. Öyle mi gerçekten? Küçük bir çocuk olduğumuzdan beri televizyonda, internette, reklamlarda, afişlerde, kitaplarda yani kısaca medyada "tüysüz" insanlarla karşılaşıyor olmamız senin neyin doğru olduğuna karar vermeni etkilemuyor mu? (Tüy kelimesinin kullanımından da rahatsız olurum bu arada. Tüy dediğin kuşta olur, biz insanlar kıllı hayvanlarız. Yumuşatmak için tatlı kelimeler seçmeye hiç gerek yok. Dilin yaratıcısı zaten biz insanlarız ve kelimelere anlamlarını da biz yüklüyoruz. Kıl kelimesinin kaba oladuğuna karar veren de yine biz insanlarız yani. Bu kendi başına ayrı bir başlık olarak ele alınabilecek bir konu.) Demek istediğim estetik algılarımız zaten maruz bırakıldıklarımızla şekilleniyor. Adamlar sana devamlı olarak kılsız insanlar gösteriyorlar, sana bunu güzelliyorlar, medyada çirkin kabul edilen insanların kıllı ve güzel olanların da tamamen pürüssüz olmasına özellikle dikkat edip sana bunu sunuyorlar ve sen de doğal olarak bunun daha "temiz" bir görünümün doğru olan olduğuna inanmaya başlıyorsun. Kendi düşüncen sandığın her şey aslında toplumun sana alttan alttan yutturdukları, sana ait değiller.
Bu propagandanın da genel olarak kadınlar üzerinden yürütülüyor olması şaşırtıcı değil. Erkek elleriyle şekillendirilmiş bir toplumda beklenen bu olurdu zaten. Makyaj endüstrisi de tamamen benzer konular üzerine kurulan bir saçmalık. Yanlış anlamayın, makyaja karşı değilim. Kimi zaman ben de makyaj yapmaktan hoşlanıyorum ama bunun çıkış noktasının da toplumun kadınlara çirkin oldukları düşüncesini dayatıp onlara para harcatarak güzelleşebileceklerini vaadetmelerinden başka bir şey olmadığının farkındayım. Veya kadınlara yönelik giyim ürünlerine küçük cepler eklenmesi veya hiç eklenmemesi ile ayrı bir moda ürünü olan çantaların ortaya çıkması. Bunlar en basit ve herkes tarafından bilinen örnekler zaten.
Sırf pipiyle doğmadık diye çektiklerimize bakar mısınız...
Erkeklerin üstün oldukları bir toplumda yaşamamızın temelinde de üreme amacıyla yapılan sekste erkeklerin daha aktif rol almalarının büyük rol oynadığına inanıyorum. Tabi ki biyolojik güç de bir etken ama çok afedersiniz de sken taraf kadınlar olsaydı böyle bir dünyada yaşıyor kesinlikle olmazdık. Bir nevi böyle bir gücün erkeklerin elinde olması da tarih boyunca kadınların ezilmesinin sebebi. Aynı güç kadınlarda da olsa toplum yine böyle olur muydu? Sanırım asla bilemeyeceğiz.
Eğer yazdıklarımı yanlış yorumlayacak herhangi bir gerzek varsa diye yazıyorum, ben erkek düşmanı değilim. Her bireyin cinsiyeti fark etmeksizin eşit haklara sahip olması gerektiğine inanıyorum fakat hali hazırda yaşadığımız bu ata erkil toplumun bir kız olarak üzerimde ve toplum olarak herkesin üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerden bahsetmenin en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum. Kısaca kıllarını çirkin buluyorsan sebebi yine sistem!
Bilekliklerimi göstermek için attığım bulletini başta paylaşmaktan çekinmiştim kıllarımdan dolayı ama sonra başka bir çok değerli arkadaşımla ettiğim sohbetten sonra tekrardan gözlerim açıldı ve bunun utanılacak bir şey olmadığını hatırladım. Bir yandan da laf atan olacak mı diye kontrol edeyim dedim... Sosyal deneyi geçtiniz :D
Son olarak KONUDAN TAMAMEN BAĞIMSIZ çevirileri hayvan gibi iyi bir çeviri kanalı var bir bakmak, destek atmak isterseniz diye bırakmak istiyorum... Old Scratch Çeviri adlı bu muazzam kanala buradan ulaşabilirsiniz.
Son son olarak kandiliniz mübarek olsun! Komşu helva getirmiş, onu yiyorum şimdi. Hayat fena değil gibi.
Okuyan varsa çok teşekkür ediyor ve huzurlu bir gün diliyorum.
Comments
Displaying 1 of 1 comments ( View all | Add Comment )
Redkit
Bu kadın devrimci mi?
Bence evet
Atatürk'ü anladı mı? Evet, kesinlikle
by KARISIK_Videokaset; ; Report